İnova YapıSoğutmanın Tarihçesi

Müşterilerimize verdiğimiz değerle büyüyoruz

Soğutmanın Tarihçesi


SOĞUTMA : Bir maddenin veya ortamın sıcaklığının,onu çevreleyen hacim sıcaklığının altına indirilmesi ve orada muhafaza etmek üzere ısının alınması işlemine Soğutma denir.

Genel olarak soğutma;çevre sıcaklığının altına inilmesidir. Bir diğer Tanımla; Soğutma,bir yerdeki ısının başka bir yere nakledilerek,o yerdeki sıcaklığın ortam sıcaklığının altında bir sıcaklıkta tutulmasıdır. Soğutma işlemi ortam sıcaklığı ile 1̊C arasında iklimlendirme amaçlı, 10 ̊C ile - 40 ̊C arasında soğuk muhafaza için ticari amaçlı ve çeşitli sıcaklıklarda endüstriyel amaçlı olarak kullanılmıştır. Bunların en önemli ihtiyaçların başında konforlu bir ortam gerekmektedir. Bunun için yazın ortam sıcaklığının altında bir sıcaklık gerekmekte olup, bu da soğutma makineleri ile temin edilmektedir.

Soğutma iklimlendirmenin bir parçası olduğu gibi aynı zamanda insanlar için gerekli olan temel ihtiyaçların (gıda,ilaç,çöp,kozmetik vs.) muhafazası için de kullanılmaktadır.İnsanlığın,soğutmayı günlük hayatında uygulaması M.Ö. 1000 yıllarına dayanmaktadır. Kışın oluşan kar ve buzu muhafaza ederek sıcak mevsimlerde bunu soğutma amaçlı kullanmışlardır.İklimlendirme ve soğutma insan hayatının vazgeçilmez birer parçasıdır. 

SOĞUTMANIN TANIMI VE TARİHÇESİ En basit ve en eski soğutma şekli,soğuk yörelerde tabiatın meydana getirdiği kar ve buzu muhafaza ederek,bunların sıcak veya ısısı alınmak istenen yerlere koyarak soğutma işlemi gerçekleştirilmiştir. Kış aylarında meydana gelen kar ve buzu muhafaza ederek sıcak mevsimlerde soğutma maksatları için kullanma usulü M.Ö. 1000 yıllarından beri uygulanmakta olduğu bilinmektedir. İnsanoğlunun var oluş tarihinde soğutmayı ilk defa Çinliler kullanmıştır. Donmuş göllerin buzlarını kırarak geniş kuyulara atıp sıkıştırmışlar ve yazın sıkıştırılan buz kalıplarını çıkararak kullanmışlardır. Romalılar ve Yunanlılar büyük küplere su doldurarak toprağa gömmüşler gece soğuyan toprak yüzeyi küpleri soğutmuş, gündüz soğuyan küplerden soğuk su ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Mısırlılar,geceleri açık gökyüzünü görecek tarzda yerleştirilen toprak kaplar içindeki sıvıların soğutulabileceğini tespit etmişlerdir.Bu soğutma şekli,gökyüzünün karanlıktaki sıcaklığını mutlak sıfır (-273˚C) seviyesinde olmasından ve ışıma (radyasyon) yolu ile ısının gökyüzüne iletilmesinden yararlanılarak gerçekleşmektedir. 

İmparator Neron,güneşin etkisinden korunmak için duvarları samanla izole edilmiş odalar yaptırmış ve bu odalarda sebze ve meyvelerin uzun zaman muhafazasını sağlamıştır. Ticari maksatla ilk büyük buz satısı 10 Subat 1806 yılında Frederic TUDOR tarafından Antil adalarına 130 tonluk buz Favorit’e adlı tekneyle götürülmesi ile başlamıştır. İlk macerasında zarar etmesine rağmen bu olumsuzluğun depolanmadan kaynaklandığını,gerçekte ise buz işinde büyük kazançlar olduğunu görmüş,nakliye esnasında buzu uzun süre muhafaza etmek için teknesinde değişiklikler yaparak yılda 150,000,000 Tona ulaşan bir buz ticareti hacmi geliştirmiştir. Hatta başka ülkelere buz satmıştır.Tabiatın bahşettiği buz ile soğutma şeklinden 1880'li yıllara kadar geniş ölçüde yararlanılmıştır. Buz ve kar ile elde edilen soğutma şeklinin gerek zaman gerekse bulunduğu yer bakımından çoğu kez pratik ve ucuz bir soğutma sağlayamayacağı bir gerçek olduğundan mekanik araç ve cihazlarla soğutma teknikleri üzerinde araştırmalar başlamıştır. 1755 yılında Glasgow Üniversitesi profesörü Dr William Cullen,eline eter sürdüğünde meydana gelen buharlaşma sonucun da elinin serinlediğini hissederek ilk mekanik soğutmanın temelini atmıştır.

Dr.William Cullen bu olaya dayanarak, 1775 senesinde Vakum prensibine dayanan buz yapma makinesini imal etmiş,fakat laboratuar aleti olarak kalmış ve geliştirilememiştir. Bir çok bilim adamı da bu prensip ile buz makineleri yapmış fakat çok pahalı ve büyük boyutlarda olduğundan sanayiye girmemiştir. 1792 yılında,Pellas adında bir Norveçlinin yönettiği kaşifler gurubu Kuzey Sibiryanın Lena Nehri yakınında kamp kurmuşlar,dondurucu soğuktan korunmak için çadırlarına sığınmış olan gezginler köpeklerin havladıklarını duyarak dışarıya çıkarlar,karları telaşla eşeleyen köpekleri görürler, köpeklerin yanına gittikleri zaman kar altında gömülü duran bir mamutun bozulmamış başını görürler.Dev mamutun gövdesini saran buzları temizleyip bir parça et keserler.Mamutdan kesilen bir parça eti pişirip yiyen gezginler etin bozulmamış olduğunu fark ederler. 

Bu öykü besinlerin soğuk ortamda uzun zaman saklanabileceğini gösteren gerçek bir örnektir. Bu öyküyü duyan bilim adamları 1792 senesinden sonra soğutma işine tekrar önem vermeye başlamışlar dır. 1834 yılında Jakop PERKİNS adında Amerikalı bir Mühendis Londra'da eter ile çalışan pistonlu bir soğutma makinesinin patentini almıştır. Otuz yıl boyunca bu prensiple çalışan makineler yapılmış, elektrik enerjisi olmayan yerlerde çalışan bir makine üzerinde de durulmuş ve 1858 yılında Fransız Ferdinand CARRE absorbsiyon sistemini bulmuştur.1886 senesinde mühendis Windhausen CO2 gazı ile çalışan sistem yaparak -80°C düşük sıcaklık elde etmiştir. Bu tarihten sonra buz endüstrisi gelişerek, evlere gıda maddelerinin muhafazasına buz ile başlanılmıştır. 1910 yılında J.M. Larsen şirketi tarafından ilk küçük buzdolabı yapılmış fakat otomatik olmadığı için pek fazla tutulmamıştır. 1918 yılında Kelvinatör şirketi ilk otomatik buz dolabını piyasaya sürmüştür. 1930'da R-12 gazı bulunarak CFC soğutucuların temeli atılmıştır. 1935'te R-22 soğutucu akışkanı bulunarak HCFC kökenli akışkanlar geliştirilmiştir. 1989'da R-134 A ve R-123 soğutucu akışkanları bulunarak ozon tabakasına zarar vermeyen HFC kökenli akışkanlar geliştirilmiştir. 1990'lı yılların başında R-22 ve R-502 yerine kullanılmak üzere ikili ve üçlü alternatif soğutucu akışkan karışımları geliştirilmiştir. 90 lı yıllardan itibaren soğutma teknolojisi sürekli gelişerek bugünkü ortamda yaşamın değişmez bir parçası olmuştur.